Hayvanlara eziyet, şiddet içeren, sömürüye dayalı her şey; onların haklarının ihlalidir

 

Adanın sembolü olan fayton ve faytonculuk uzun zamandır tartışma konusu. Tartışmaların taraflarından biri de hayvanvanseverler. Geçmiş yıllarda “Faytona binme, atlar ölüyor”  çağrısıyla eylemler gerçekleşti. Sizi de bu eylemlerde gördük… Faytonculuk atların yaşam hakkını ihlali mi demek? Neden?

– Hayvanların sömürüsüne dayalı, hayvanlara eziyet, şiddet içeren her şey; onların haklarının ihlalidir. Faytonlar için de geçerlidir bu. 200 küsur fayton, bin küsur at. Yaz sıcağında ölümüne çalışıyorlar Büyükada’da. Faytonları savunanlar, senede 200 at ölüyor dediler. (Belediye’nin rakamı ise 400.) 200 desek bile 3 günde bir 2 at ölüyor anlamına geliyor, çoğu da nedense yazları ölüyor. Bu haklara aykırı değil de nedir? Dilleri yok ki konuşup anlatsınlar. Anlatıyorlar aslında gözlerine bakarsanız. Büyükada’ya gidin yollarda hallerine, gözlerine bakın.

Ayrıca fayton Adalar’ın tarihiyle özdeşleşmiş falan değildir. Adaların yerleşim tarihi neredeyse bin yıl öncesine uzanıyor, fayton 150 yıl bile değil.

Ölümlerin nedenleri koşullardan mı kaynaklanıyor?Büyükada ve Heybeli’da faytonculuk hem bir ulaşım aracı hem de turizmin kaynağı.  Hayvanseverlerin faytonlara alternatif bir önerisi var mı?

– Ekonomik boyutu için Heybeliada Forum’un hazırladığı raporu önerebilirim, büyüyen bir rant olduğunu burada görebilirsiniz. http://dokuzadabirdeniz.com/?p=220 Kimse çıkarlarından vazgeçmez, ama sorun sadece ekonomik rant değil. Özellikle Büyükada’da bir kesim, taksi olarak kullandıkları faytondan, bu imtiyazdan vazgeçmek istemiyorlar. Hâlâ vapurlardaki 1. Mevki’yi de özlemle anıyorlar. O yüzden toplu taşıma gibi bir seçeneğe muhalifler.

Bu sorun niye son yıllarda su yüzüne çıktı. Elbetteki turizm patlaması talebi arttırdı. Turist sayısı sürekli artıyor, 1950 yılında 25 milyon turist dünyada gezinirken, şimdilerde 1 milyarın üstünde turist dolaşıyor. Turizmin her yerde büyük bir baskısı var. Talep artınca mevcut fayton sayısı bunu karşılayamaz oldu, haliyle atlar daha çok çalışmaya başladı. Hayvan hakları bilinci de arttı, doğal görülmüyor artık. Bir de üzerine teknoloji eklenince, herkesin elinde kamera, bir atın düşüp ölmesi anında yayılıyor.

Atların bu haline karşı çıkanlara, “inşaat lobisine, motorlu taşıt lobisine çalışıyorlar” yaftaları yapıştırıldı. Fayton ile yapılaşma arasında hiçbir mantıki bir bağ yok oysa. Yeni çıkan akülü araçlar Adaları doldurdu, yüzlerce var ve her geçen gün artıyor. Faytonumuzu vermeyiz deyip bunu bahane edenler bile kullanıyordur Allah bilir.

Haliyle büyük bir kargaşa çıktı ortaya, akülüler, bisikletler, faytonlar yollarda yürünmez hale geldi. Ben mini tren öneriyorum. Avrupa’da koruma altındaki şehirlerde bile kullanılıyor. Birçok güzergah olabilir, her yere girebiliyorlar. Turist biletini alıyor, boş gördüğünde binip turunu yapıyor. Adalılar için ulaşımda da kullanılabilir. Tabii bunun işletmesi faytonculara verilmeli ki, ekonomik kayıpları olmasın. Toplu taşıma her zaman iyi bir seçenektir. Heybeliada’da kısa bir zaman önce taşımacılık da at arabaları ile yapılıyordu. Kooperatif kuruldu, onların aracı ile yapılıyor. Atlar bu çileden kurtuldu, kıyamet de kopmadı. Kınalıada’da fayton yok mesela, Ada vasfını yitirmiyor bundan ötürü.

Gelelim atlara; faytonu savunan hayvanseverlere göre sucuk olurlarmış. Her sene yeterince oluyorlar zaten, işe yaramayanların kesime gönderildiğini Belediye yetkilileri söylüyor. Sanıyorlar ki atlar hep aynı at. Bizim adada bir faytoncu arkadaş, atını emekli etmişti, geçen sene de birini etti, dolaşıyor sonra ahıra dönüyormuş. Kaç tane var böylesi?

Çok az sayıda fayton bakımlı atlar ile kısa mesafe gezinti için kullanılabilir belki. Kentli çocuklar için ata binecekleri, sevecekleri, dokunabilecekleri yerler açılabilir. Şimdilerde engelli çocukların eğiminde kullanılıyor mesela böyle yerler açılabilir.  At binme kursu yapılabilir. Velhasıl atların derdine deva olmaya niyet edince çok yol bulunur.

aksam-faytonlar-soylesi

Arabacılarla ve yetkililerle görüşmeler yaptınız mı? Nasıl bir sonuç aldınız?

– Heybeliada’da faytonculardan tanıdıklarım, dostlarım var. Konuşuyor, tartışıyorum. Heybeliada’da Büyükada’daki kadar felaket bir durum yok. Kendi faytonlarında çalışıyorlar genellikle, tek faytonları var. Onların da epey sorunları var. Ahırlar bakımsız, su bağlantısı yok vs. Kendilerini mağdur etmeyecek bir çözüme karşı çıkmayanlar da az değil. Ama talep arttıkça aynı sorunlar burada da yaşanacak.

Dünyada (başka ülkelerde) faytonculuk var mı? Varsa nasıl işliyor?

Dünyayı bilmiyorum, böyle bir referansa gerek var mı? Eziyet varsa bizim de yapmamız gerekmiyor. Muhtemelen Pakistan falan içler acısıdır. Ama Batı’da gördüğüm yerlerde turistik-folklorik bir öge olarak var. Roma, Viyana, Prag… Düz ve kısa mesafede turistik gezi yaptırırlar, çok da pahalıdır. Atlar da bakımlıdır. Roma belediye başkanı seçim öncesi kaldırma sözü verdi.

Arzu Akyol, Akşam Pazar, 21 Ağustos 2106’da kısaltılarak yayınlandı.

Reklamlar

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s